Gülçin Oğuz tarafından 07.12.2025 14:14 tarihinde yayınlandı.

Mısır’ın başkenti Kahire’de düzenlenen 24. Barselona Sözleşmesi Taraflar Konferansı kapsamında kabul edilen Kahire Deklarasyonu, Akdeniz’de iklim değişikliğiyle mücadelede yeni bir dönemin kapılarını araladı. Toplantıda, iklim uyumu çalışmalarını güçlendirmek amacıyla İstanbul’da kurulacak Bölgesel İklim Değişikliği Faaliyet Merkezi’nin görev ve yetki alanları netleştirildi. Merkezin 2026 itibarıyla fiilen faaliyete geçmesi yönünde karar alındı.

Konferansta ayrıca 2026-2035 Sürdürülebilir Kalkınma İçin Akdeniz Stratejisi ile 2026-2035 İklim Değişikliğine Uyum Bölgesel Çerçevesi kabul edilirken, Türkiye sözleşmenin Uyum Komitesi’ne bir kez daha asil üye olarak seçildi. Bu gelişmeyle birlikte Türkiye, COP31 ev sahipliği ve başkanlığının da etkisiyle, Akdeniz’in iklim diplomasisinde yön belirleyen ülkeler arasında yer almayı sürdürecek.

Yeni kurulacak merkezin öncelikli hedefleri arasında, biyolojik çeşitliliğin korunması, iklim dirençliliğinin artırılması ve 2030 yılına kadar Akdeniz’in en az yüzde 30’unun koruma altına alınmasına yönelik çalışmalar bulunuyor. Merkez, bölgesel ölçekte yürütülecek projelerin koordinasyonunu üstlenerek, kıyı ve deniz alanlarının bütünleşik yönetimine katkı sunacak.

Bu kapsamda Türkiye’de pilot uygulama olarak CAMP İzmir Kıyı Alanları Yönetim Programı hayata geçirilecek. Proje ile İzmir kıyılarında iklim uyumu, kıyı risk yönetimi, sürdürülebilir mavi ekonomi modelleri, entegre kıyı yönetimi ve deniz mekânsal planlama başlıklarında örnek bir model oluşturulması hedefleniyor. Çalışmalar, 2026-2027 yılları arasında ilgili kamu kurumları ve bölgesel merkezlerin iş birliği ile yürütülecek.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Fatma Varank, İstanbul’da kurulacak merkezin Türkiye’nin bölgesel liderliğini pekiştireceğini vurgularken, önümüzdeki dönemde ulusal ve uluslararası ölçekte iklim eyleminin merkezinde yer alınacağını ifade etti. Varank, Kahire’de gerçekleştirilen görüşmelerde deniz ve kıyı alanlarının korunması, 2053 Net Sıfır Emisyon Hedefi ve Sıfır Atık yaklaşımı gibi konularda uluslararası temsilcilerle kapsamlı değerlendirmeler yapıldığını da aktardı.

Öte yandan Akdeniz ile uyumlu çalışmalar yürüten belediyelere verilen İstanbul Çevre Dostu Şehirler Ödülü bu yıl İspanya’nın Almeria kentine verildi. Türkiye’den Balıkesir Büyükşehir Belediyesi ikinci, Antalya Büyükşehir Belediyesi ise üçüncü olarak ödüle layık görüldü.

Kabul edilen deklarasyon ve alınan kararlarla Akdeniz’in korunması, plastik kirliliğinin azaltılması ve sürdürülebilir mavi ekonomi uygulamalarının yaygınlaştırılması hedefleri bir kez daha güçlü şekilde vurgulanmış oldu. Türkiye ise bu sürecin öncü aktörlerinden biri olarak küresel iklim mücadelesindeki konumunu daha da sağlamlaştırdı.

Benzer İçerikler

Velonga Haber Yazılımı ile hazırlanmıştır.