Konut Piyasasında Yeni Tehdit İklim Riski Fiyatları ve Talebi Değiştiriyor
Küresel barınma krizinde artık sadece kredi, faiz ve deprem riski değil, iklim değişikliğinin yol açtığı çevresel tehditler de ev fiyatlarını ve alıcı davranışlarını doğrudan etkiliyor.
Dünya genelinde hızla derinleşen barınma krizi, yeni bir dinamikle karşı karşıya. Ekonomik faktörlerin yanı sıra iklim değişikliğine bağlı çevresel riskler, konut piyasasında belirleyici unsurlar arasında ön plana çıkmaya başladı. Yangın, sel, aşırı sıcaklık ve kötü hava kalitesi gibi tehditler hem mülk değerlerini aşağı çekerken hem de sigorta maliyetlerini ciddi şekilde artırıyor.
Araştırmalara göre, potansiyel yatırımcıların yüzde 80’inden fazlası artık ev satın alma kararlarında iklim risklerini kritik bir kriter olarak değerlendiriyor. ABD’nin en büyük emlak platformlarından biri olan Zillow, First Street isimli çevre kuruluşuyla işbirliği yaparak ilanlarda iklim risk puanlarını ve risk haritalarını yayınladı. Ancak emlak danışmanları ve mülk sahiplerinden gelen tepkiler üzerine bu özellik siteden kaldırıldı ve risk bilgileri farklı bir bağlantı üzerinden erişilebilir hale getirildi. Bu durum, iklim krizinin emlak sektöründe yarattığı kırılganlığı gözler önüne serdi.
2025’in başlarında Los Angeles’ta meydana gelen büyük orman yangınları, iklim değişikliğinin etkisini net biçimde ortaya koydu. Yangınlarda 28 kişi hayatını kaybederken 10 binden fazla ev kullanılamaz hale geldi ve yaklaşık 30 milyar dolarlık hasar oluştu. Bilim insanları, bu tür aşırı olayların iklim değişikliği nedeniyle daha sık ve daha yıkıcı hale geldiğini vurguluyor. Florida’da ise artan kasırga riski ve yükselen sigorta ücretleri, birçok kişinin bölgeden taşınmayı düşünmesine neden oluyor.
Avrupa’da da benzer bir tablo söz konusu. İspanya’da yapılan bir araştırma, 35 derecenin üzerindeki her ek günün konut satış ve kira fiyatlarını düşürdüğünü ortaya koydu. Aşırı sıcaklıkların yaşandığı dönemlerde mülk değerlerinin azaldığı, daha serin bölgelerde ise fiyatların yükseldiği tespit edildi. İngiltere’de ise milyonlarca evin sel riski altındaki alanlarda yer aldığı belirtiliyor.
Emlak uzmanları, iklim değişikliğinin artık geleceğe ait bir senaryo olmadığını, bugünden itibaren alım-satım kararlarını etkilediğini ifade ediyor. Alıcıların daha fazla araştırma yaptığı, sigorta maliyetlerini ve çevresel risk raporlarını detaylı incelediği belirtilirken, bu durum satış süreçlerinin yavaşlamasına ve iptallerin artmasına yol açıyor.
Öte yandan sigorta sektöründe de ciddi bir kriz yaşanıyor. İngiltere’de yalnızca 2024 yılında hava olaylarına bağlı hasar ödemelerinin rekor seviyelere ulaştığı bildirildi. Artan riskler nedeniyle sigorta şirketleri primleri yükseltiyor ya da bazı bölgelerde teminat sağlamaktan tamamen vazgeçiyor. Uzmanlara göre sigortaya erişimin zorlaşması, hem konut değerlerini düşürüyor hem de daha geniş bir ekonomik krizin kapısını aralayabilir.
İklim değişikliğinin etkileri arttıkça, konut piyasasında belirsizlik büyüyor ve yatırım kararları her zamankinden daha karmaşık hale geliyor.
