Diyarbakır ve Mardin Arasındaki Yangında Sağ Kurtulanlar Dehşet Anlarını Anlattı
Diyarbakır ve Mardin illeri arasında, 12 kişinin hayatını kaybettiği anız yangınından sağ kurtulan Davut Demir ve Şemdin Demir, yaşadıkları dehşet anlarını anlattı. Şemdin Demir, “Hortum, alevleri arasına alıp öyle ilerliyordu. Çok şiddetliydi. Yangından kaçarken kimisi kurtuldu, kimisi hayatını kaybetti” dedi.
Diyarbakır’ın Çınar ilçesine bağlı Köksalan Mahallesi’nde başlayan anız yangını, Bağacık ve Yazçiçeği mahalleleri ile Mardin’in Mazıdağı ilçesine bağlı Yücebağ, Yetkinler ve Şenyuva mahallelerine sıçradı. Henüz belirlenemeyen bir nedenle çıkan yangında 12 kişi hayatını kaybetti, 78 kişi etkilendi.
Yangında 9 akrabasını kaybeden Şemdin Demir, yangın gecesi Yücebağ köyünden Köksalan Mahallesi’ne giderek alevleri söndürmeye çalıştıklarını söyledi.
"Alevler Saniyede 200 Metre İlerliyordu"
Şemdin Demir, “Gece saat 22.00 sıralarında Köksalan Mahallesi’nde yangın çıktığını gördük. Yardım etmek için oraya gittik. O gece çok şiddetli bir rüzgar vardı. İnsanlar ve hayvanlar yanmasın diye ekinleri boş verdik. Amca çocuklarımı kurtarmaya çalışırken rüzgar yön değiştirip yangın aniden üzerimize geldi. Alevler saniyede 200 metre ilerliyordu. Hortum alevleri arasına alıp öyle ilerliyordu. Çok şiddetliydi. Yangından kaçarken kimisi kurtuldu, kimisi hayatını kaybetti” dedi.
“40 Metre Daha Koşabilselerdi Kurtulurlardı”
Amcasının oğlu Abdurrezak Demir’i (50) alevlerin arasından yaralı olarak kurtardıklarını söyleyen Şemdin Demir, “Bizim köyden sadece bir kişi şu an hastanede tedavi görüyor, o da amcamın oğlu. Diğer akrabalarımız hayatını kaybetti. 40 metre kadar daha koşabilselerdi kendilerini soğan tarlasına atıp yanmaktan kurtulabilirlerdi. Yangın bir tepeden diğer tepeye sıçrıyordu. Rüzgar kıvılcımları 500 metre ileriye atıyordu. Yangın yaklaşık 20 dakikada her yere yayıldı” ifadelerini kullandı.
“Yardım Edeyim Derken Alevlerin Arasında Kalacaktım”
Davut Demir (48), rüzgar nedeniyle alevlerin sürekli yön değiştirdiğini belirtti. Yangın sırasında evlerinin damında yattıklarını söyleyen Demir, “Gece saat 9 gibi aşırı bir rüzgar vardı. O kadar şiddetliydi ki çocuklarımı düşmesinler diye tutuyordum. Yıldırımlar Diyarbakır’daki Köksalan Mahallesi’ne düşüyordu. Köksalan’a baktığımda gece resmen gündüze dönmüştü. Biz de köylüler olarak yangını söndürmek için oraya gittik. Aşırı rüzgar nedeniyle alevler sürekli yön değiştiriyordu. Ben de herkese arabalara binin kaçın dedim. Arabaya biner binmez ateş havadan yayılmaya başladı. Bir taksi alevlerin içinde kaldı. Yardım edeyim derken ben de alevlerin arasında kalacaktım. Traktöre binip durmadan alevlerin arasından çıktım” dedi.
“Kimisinin Cesedi Elektrik Direklerinin Altındaydı”
Davut Demir, Köksalan köyüne vardığında cesetleri aramaya başladıklarını belirtti. “Tepeden köye giderken ellerinde ışıkla gezen çok insan vardı alevlerin arasında. Dumanın etkisini biraz kaybetmesiyle yanan tarlalarda cesetleri aramaya başladık. Arasında az mesafe olan birçok ceset bulduk. Kimisinin cesedi de elektrik direklerinin altındaydı. Onlar da büyük ihtimalle elektrik direğine çıkıp alevlerin ısısına dayanamayıp düşenlerdi” dedi.
9 akrabasını kaybeden Davut Demir, hepsinin yakın akraba olduğunu ve yan yana gömüldüklerini belirterek, “Yücebağ Mahallesi’nde hayatını kaybeden 9 kişi benim yakın akrabalarımdı. Yaralanan biri de ağabeyimdir. Kendisi şu an Diyarbakır Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesinde tedavi görüyor. Ağabeyim Abdurrezak Demir (50), o gece traktör sürerken alevlerin arasında kalıyor. Traktörün kenarlarından alevler kolu, başı ve karın bölgesine sıçrıyor. Daha sonra alevlerden kendini çıkarıp soğan tarlasına atıyor. Yoksa o da kurtulmazdı” diye konuştu.
